GAZİANTEP’TE YEMEK ŞÖLENİ

Türkiye’de hiçbir yerde yemek yemeyi sevmedim, Antep’te sevdiğim kadar.  Sırf bu sebepten bile gittikçe gidesi geliyor insanın Antep’e…

Antep, ilk çağlardan beri pek çok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış. Medeniyetlerdeki kültürel çeşitlilik Antep mutfağına da yansımış. Antep mutfağında üçyüze yakın yemek çeşidi bulunmakta. Sadece yemek değil, kurutulmuş sebze , antep fıstığı ve baharat konusunda da çok iddialı Antep. Kurutulmuş sebzeler içinde ne ararsanız var. Patlıcan, biber, kabak, domates, bamya vs. Baharatta bilhassa kırmızı pul biberi Türkiye’nin her yerine gönderiyorlar.

Ayrıca doğal nar ekşisi, sumak ekşisi, ev yapımı domates ve biber salçasını da çarşıda hemen her aktardan temin edebilirsiniz.

Antep mutfağının tescil edilmiş üçyüze yakın yemeği var. Tabii bunların hepsini turist olarak gittiğinizde yemeniz mümkün değil. Çoğu,  Antep’li hanımların evlerinde pişirdiği lezzetler. Restoranlar kebap ve meze ağırlıkta. Ancak kebaplar o kadar lezzetli ki, zaten daha fazlasını aramıyorsunuz. Lahmacun konusunda da aşmış kendini Antep. Lahmacunu yanı başındaki Urfa gibi bol soğanlı yapmıyor. Soğan yerine sarımsak koyuyorlar. Üstelik elinize alınca yağı akan, sonra da yağı üzerinde donan lahmacunlardan değil. Sarımsaklı olduğu için çok daha hafif, az yağlı, ince ve gevrek.

Antep’e giden Bursa’lı turistler olarak herşeyden tadabilmek için şöyle bir sıralama yaptık. Sabah karkar kalkmaz Beyran. Aslında Beyran et yemeği olarak geçiyor ama bol sulu olduğundan biz çorba niyetine içtik. Ardından katmer. Öğlen kebap ve arkasından tabii ki baklava. Yalnız bu sıralamayı hergün tekrar etmemekte fayda var. Alışık olmadığımızdan bünyeye biraz ağır gelebiliyor.!

Metanet Lokantası : Antep’li taksicilerin ve esnafın oybirliğiyle beyran içmek için gidilen lokanta. Beyran, Antep’e özel et yemeklerinin içinde sayılıyor ama bildiğiniz bol etli çorba. Zaten beyran Antep’lilerin sabah kahvaltısı. Öğleden sonra beyran bulamıyorsunuz. Bir kasenin içine et suyu(sarımsaklı) , didiklenmiş bolca kuzu eti, pirinç  ve de olmazsa olmaz bol acı ekleniyor, siz de kaşık kaşık içiyorsunuz. Antep’lileri gözlemledim, çorba acı olmasına rağmen pul biber ilave ediyorlardı tabaklarına. Lezzet nasıl derseniz, bence denemekte fayda var. Korktuğum gibi ağır, yağlı bir yiyecek değil. Müthiş bir lezzet de değil lakin Antep’e kadar gidip de yememek olmaz bence.

Katmerci Zekeriya Usta : Katmerde isim yapmış mekan. Dermeçatma bir dükkanda oturacak yer bulursanız kendinizi şanslı sayıyorsunuz. Katmer gözünüzün önünde yapılıyor ve seyretmesi çok zevkli. Baklava hamurunu incecik açıyorlar ve ardından hamuru katlıyorlar. Açarken de inceltmek için havaya öyle bir savuruyorlar ki, gerçekten ustalık isteyen bir yöntem. Sonra incecik hamurların içine sırasıyla kaymak, şeker ve öğütülmüş antep fıstığı koyuyorlar. Nazikce yeniden katlayıp taş fırında pişiriyorlar. Sonra gelsin kaloriler….Benim tatlı niyetine yiyeceğim katmeri, Antep’liler sabah kahvaltısında yiyiyorlar. Ağır bir tat, fazla kaçırmamak lazım.

Kebapçı Halil Usta: Zeugma Mozaik Müzesi’nin arkasından Antep’in varoş sokaklarına dalıp , ‘ben nereye geldim’ diye düşünürken, bir sokak arasında görünüyor dükkan. Kendi iddiasız ama duvarları ünlülerin fotoğraflarını taşıyamayacak kadar iddialı bir lokanta burası. Talep öyle çok ki, dükkanı yenileme, yer değişikliği gibi kaygıları yok. Zaten yenileseler de muhtemelen büyüsü bozulur. Öyle çok çeşitte yok. Küşleme yapıyorlar. Sade ya da baharatlı. En iddialı kebapları bu. Et pamuk gibi ve lezzetli gerçekten.  Et ve tavuk şişleri var. Kıyma kebabı ve bir de simit kebabı yapıyorlar. Kıyma kebabı bildiğimiz antep kebap. Simit kebabı da kıymadan yapılıyor ve içinde bulgur var. Ben beğendim. Toplam beş çeşit kebap ve nefis bir ayranla Türkiye’de marka olmuş bir mekan burası.

Çulcuoğlu Et Lokantası: Çarşıya yolunuz düşerse burada bir yemek yiyin mutlaka. Burası Şahinbey’de bulunan, Antep’lilerin de tercih ettiği bir lokanta. Ortam pek şahane sayılmaz ama masaya oturur oturmaz başlayan ve kalkana kadar süren ikramlar zinciri sizi yeterince memnun edecektir. Eğer müdahale etmezseniz fındık lahmacundan, içli köfteye, yayık ayranından, çiğ köfteye, kaşık salataya kadar pek çok ikram hızlı hızlı servis ediliyor. Ana yemeğinizi de tercih ettikten sonra yemek tatlı ile son buluyor. Bu kadar yeme içmeye makul bir hesap da ödeyince mutlu mesut kalkıyorsunuz sofradan.

İmam Çağdaş : Gaziantep’in sembolü haline gelmiş efsane lokanta. Her ne kadar ‘turistler İmam Çağdaş’a, Antep’liler Halil Usta’ya gider’ dense de ben buna katılmıyorum. Bence İmam Çağdaş’la Halil Usta’nın kulvarları farklı. İyi küşlemeyi Halil ustada yer iseniz, iyi Ali Nazik’i de İmam Çağdaş’ta yersiniz. Birinde esnaf lokantası görünümü, diğerinde birinci sınıf yaldızlı bir kebapçı dekorasyonu var. Ayrıca İmam Çağdaş’ın lahmacunu bence dillere destan.  Ayranı kepçeyle içiyorsunuz ve tadına doyamıyorsunuz. Üstelik yemeğin üstüne havuç dilimi (bir baklava çeşidi) yeme imkanınız da var. Çeşit çeşit baklavalar porsiyonla ya da kilo ile satılmakta. Hattta kargo ile de gönderiyorlarmış.

Bayazhan Restaurant: Antep’te alkol alıp yemek yiyebileceğiniz nadir yerlerden. Bayazhan, 115 yıllık geçmişe sahip tarihi bir han. Harap haldeyken, Gaziantep Belediyesi tarafından restorasyon projesi ile ayağa kaldırılan hanın üst katı Kent müzesi olarak faaliyette. Geniş bir avluya sahip giriş katta ise restoran ve turistik hediyelik eşya dükkanları bulunuyor. Bayazhan’da ana restoran haricinde fasıl, bistro ve pub bölümleri de var. Hatta yemek yerken çocukların oyalanabileceği bir oyun odası da mevcut. Yazın avluda yemek yemek çok keyifli. Restoranın içi de çok şık ve otantik. Antep mutfağı ve mezeler haricinde Dünya mutfağından da çeşitler var. Biraz turistik ama yiyecekler kaliteli, servis hızlı. Haftasonları iğne atsanız yere düşmüyor. Kalabalık gidilecekse rezervasyon yaptırılmalı.

Tahmis Kahvesi: 1635 yılından beri faaliyet gösteren Türkiye’nin en eski kahvehanelerinden biri. 2011 yılında restorasyondan geçmiş. Çok güzel bir atmosferi var. Tarihi çarşının hemen içinde. Gün içinde keman, darbuka sesi hiç eksik olmuyor. Melengeç kahvesi meşhur. Yalnız melengeç benim damak tadıma hiç hitap etmedi. Ben bol köpüklü türk kahvesinden şaşmam.

IMG_7931 copya

Koçak Baklava: Açık ara Antep’lilerin en favori baklavacısı. Biz şimdiye kadar baklavamızı İmam Çağdaş’tan almamıza rağmen, her konuştuğumuz Antep’li, ‘bir de Koçak’ı deneyin’ dedi. Baklava çeşidi çok. Antep fıstığı da satıyorlar. Kargo ile de gönderiyorlar.

Erçelebi Kömürde Kadayıf : O kadar kebabı yiyince canımız künefe çekti haliyle. Restoranlarda da tatlı isteyince baklava getiriyorlar. Sorduk soruşturduk, Antep’te künefe yenecek mekanı bulduk. Hem de künefenin hasını bulduk. Kömür ateşinde ağır ağır pişiyorlar. Peynirinin bolluğu, lezzeti ve hafifliğiyle Mersin’deki künefeleri aratmadı bize. Yanında sütle servis ediyorlar. Eski şehir merkezine biraz uzak. Taksiyle 10 dakikada gidiliyor.Biz denemedik ama kadayıf çeşitleri de yıkılıyormuş.

 

 

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s